|
 |  |  |
 | TÜRK SANAT MÜZİĞİ ve ŞARKILARI  |  |
 |  |  |
TSM ve ESERLERİ
Klasik anlamda Türk Sanat Müziği çeşitli İslam müziklerinin oluşturduğu zengin birikime dayanan Osmanlı müzikçilerinin ürünü olan makamsal bir müziktir.
Araştırmacılara göre Türk Sanat Müziği'ne ait 590 MAKAM adı belirlenmiş, ancak bunlardan pek çoğunun bugün örneği bile kalmamış,çoğu unutulmuş,önemli bir bölümü de kullanılmaz olmuştur. Günümüzde ise kullanılan makamların sayısı100'ügeçmez.Bunlardan ise ancak 40-50'si yaygın olarak kullanılmaktadır. Makamlar arasında gerçekten apayrı bir anlatım gücü taşıyanlardan bazılarını makamlar kısmında görebilirsiniz. Türk Müziği'nde doğaçlamalar dışında, yalnızca bestelenmiş yapıtların biçimlenişine katkıda bulunan ve usül adı verilen bir öğe daha vardır.Usül'ler çeşitli uzunluktaki kuvvetli ve zayıf vuruşların belli bir düzen içinde ortaya çıkan birer ritim kalıbıdır.
10. yüzyılda yaşamış olan Fârâbî'den Timurlenk'in öldüğü 1405'e kadar geçen süre, Türk Musikîsinin nazarî yönleriyle açıklandığı ve yazıya aktarılmaya başlandığı « oluşum dönemi » ni kapsamaktadır. Bu dönemin sonlarına doğru, çok meşhur bir üstad olan Abdülkâdir Merâgî, bir sonraki "evre" 'nin tohumlarını ekmiş, Türk Mûsikîsine yeni bir yön vermiştir.
Bunu takiben, 15. yüzyılın başından Yavuz Sultan Selim 'in tahta çıktığı 1512'ye değin; anlatıla geldiği şekilde, Türk Mûsikîsi'nin ses perdeleri ve makamları üzerinde birtakım nazarî değişilikler yapılmıştır. Bu da, Diyâr-ı Rum'un ve Balkanlar'ın dört bir köşesine Mevlevîhânelerin yayıldığı, İstanbul'un feth edilip, Bizans İmparatorluğu kalıntıları arasına Enderun Saray Okulunun kurulduğu, kökleştiği ve Orta Asya'dan Ali Şir Nevâî, Hüseyin Baykara, Ali Kuşçu, Şâdî gibi ilim adamlarının İstanbul'a cezbedildiği bir « dönüşüm dönemi », keza « bir nevî Rönesans » olarak, karşımıza çıkmaktadır.
Bunun ardından, 16. yüzyılın başından IV. Murat'ın öldüğü 1640 'a dek, Doğu'ya düzenlenen seferler sâyesinde, Osmanlı Sarayı'na Orta Doğu'dan getirilen müzik ve sanat adamlarının faaliyet gösterdiği, Şiî-Sünnî mezhepler arasında derin ayrışmaların patlak verdiği « şark dönemi » yaşanmıştır.
17. yüzyılın ortalarından Lâle devri nin sona erdiği 1730'a kadar, avrupai Barok ve Rokoko etkilerin Osmanlı Sarayı'na nüfûz ederek, zamanının doğu kültürüyle apayrı bir sentez oluşturduğu « klâsik dönem » süregelmiştir. 1730'dan İsmâil Dede Efendi 'nin 1836 'daki ölümüne dek uzanan dönem ise « Son Klâsik Dönem » olarak adlandırılmaktadır.
Tanzimat Fermânı'nın ilan edildiği yıllardan II. Dünya Savaşı'nın sona erdiği 1945'e kadar süren akım ise « romantik dönem » olarak anılmaktadır.
20.Yüzyılın ortalarından günümüze kadar gelen TSM'deki dönem ise « Çağdaş Dönem »'dir.
SÂNÂT MÜZİĞİ ESERLERİ
Kaydedilen Son Şarkılar ( yeniden eskiye sıralı )
Toplam : 2053 kayıt
20 Adet eser listelendi.


TSM ŞARKI SÖZLERI |
Güftekârlar |
Bestekârlar |
Makamlar |
Usûller
THM TÜRKÜ SÖZLERİ |
Türkü Bestecileri / Ozanları |
Yöreler |
Makaleler
ANA SAYFA | Arama |
Makaleler |
Site Haritası |
Dost - Kaynak Siteler
Bize Ulaşın |
Reklam Seçenekleri

|