T a r a y ı c ı n ı z   J a v a S c r i p t ' i   D E S T E K L E M İ Y O R
Javascript desteği KAPATILMIŞ olabilir. Lütfen güvenlik ayarlarınızı VARSAYILAN'a getiriniz.

Y o u r   B r o w s e r   D o e s   N O T   S u p p o r t   J a v a S c r i p t
Support for Javascript DISABLED. Please switch Security Settings to DEFAULT-LEVEL.

Sadeddin kaynak


Sâdeddin Kaynak
« TSM Güftecisi ve Bestecisi »



İnleyenNağmeler.com
 
Doğumu.....: 1895
Doğum Yeri.: İstanbul
Vefatı.....: 03/02/1961
Kabristanı.: Merkezefendi Mz.


Sâdeddin Kaynak 1895 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Fatih Câmii hocalarından Ali Alaeddin Efendi, annesi Havva Hanım'dır. İlk zamanlarında Hâfız Sâdeddin Bey olarak tanınmıştır. Bulunduğu semtte ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra ilâhiyat fakültesinden mezun oldu. Balkan Savaşı'nın çıktığı yıllarda (1912), "İlâhiyat Zabiti" olarak askerlik görevini yapmak üzere Diyarbakır'a gönderildi. Bu münasebetle Elazığ, Harput, Malatya, Mardin gibi illerimizi dolaştı. İstanbul'a döndükten sonra çalışmalarını kişisel çabası ile sürdürdü. Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra, o yıllarda adını duyurmuş bir sanatkâr olarak birkaç kez Çankaya Köşkü'ne çağrıldı. Atatürk'ün emri ile Kur'an-ı Kerîm'in savaşla ilgili âyetleri üzerine ordu komutanlarına konferans verdi.

1926 yılında plâk doldurmak üzere Berlin'e, çeşitli tarihlerde Viyana, Paris ve Milano'ya gitti. Türkiye'de de plak doldurdu. 1953 yılında Sultanahmed Câmii ikinci imamlığına tayin edilmişti. Beyin kanamasına bağlı olarak 1955'de sol tarafına felç geldi. Son yıllarının Kadıköy Koşuyolu'nda bulunan iki katlı evinde hasta olarak geçirdi. Bu sıralarda nota defterini her mûsıkî severin yararlanmasına açmıştı. Mûsıkîşinas dost ve arkadaşlarının ziyaretinden memnun olur, en yakın arkadaşlarının aramamasından yakınırdı. Hastalığı ağırlaşınca Haydarpaşa Numûne Hastahanesi'ne kaldırıldı. Nihayet 3 Şubat 1961'de burada öldü. 4 Şubat 1961 Cumartesi günü Nuruosmaniye Câmii'nde kılınan cenaze namazından sonra, tekbir ve ilâhilerle Topkapı Merkezefendi Mezarlığı'nda toprağa verildi. Zehra Hanım'la evli olan Kaynak, dört çocuk babasıydı.

Sesinin güzelliği çok küçük yaşlarında çevresinin dikkatini çekerek ilk mûsıkî derslerine Hâfız Melek Efendi'den ilâhi meşk ederek başladı. Bununla yetinmeyerek, o zamanlar Darüşşafaka'da műsıkî öğretmeni olan Kâzım Uz'dan yararlandı.Daha sonra Şeyh Cemal Efendi'ye devam ederek Durak, İlâhi ve dört-beş fasıl meşk etti. Kendi ifadesine göre bu hocasından geçtiği ilk eser Tab'i Mustafa Efendi'nin Bayati makamındaki Ağır Semaisiymiş. Hattat ve neyzen Emin Efendi'den de yararlanmıştır. Başlangıçta nota bilmeyen, bestelerini başkalarının notaya aldığı Kaynak, sonraları eserlerini bizzat notaya alacak kadar nota öğrendi. Kimseden ders almadan, önce bildiği eserleri notaya alarak geliştirdi. Bütün bunlardan da anlaşılacağı gibi, düzenli bir mûsıkî eğitimi görmemesine rağmen mevcut kabiliyetini kullanarak bu sanatta ilerlemeyi başardı. Her ne kadar plâklar doldurmuş, şarkılar ve gazeller okumuş bir kimseyse de Sâdeddin Kaynak'ı bir ses sanatkârı olarak düşünmek doğru değildir. Onun Türk Műsıkîsi'ndeki yeri bestekârlığıdır.

Sâdeddin kaynak bestekârlığa, 1926 yılında Berlin'e giderken yol arkadaşı olan "Hicran-ı elem..." sözleri ile başlayan bir şiirini Hüzzam makamından besteleyerek başladı. Eserleri hakkında bir değerlendirme yapmadan önce, onun bestekârlığını birkaç yönden ele almak ve incelemek gerekir. Çünkü, hakkında en çok tenkide neden olan film şarkıları bestekârlığının elbette bir gerekçesi vardı.

Kaynak, mûsıkîmizin ustalarının henüz hayatta bulunduğu yıllarda geleneklere bağlı sanatkârlardan ders alarak bu sanatın içine girmiş, yeteneği ve merakı ile bilgisini giderek geliştirmişti. Bu nedenle mûsıkîmizdeki beste formlarının geleneklerine uymuş, büyük-küçük her formda gerçekten sanatlı ve güzel eserler vermiştir. Bu eserlerinden çok film şarkılarının üne kavuşması Kaynak için bir talihsizlik olmuştur. O halde bu film şarkılarını ileri sürerek, bugünkü yoz mûsıkîye zemin hazırladığını söylemek bir ölçüde büyük haksızlık olur.

Bunu toplumsal gelişmelerde, geniş halk kitlelerinin műsıkî zevkinin basite kaymasında aramak gerekir. Ayrıca sinema sanatı gibi hem göze, hem de kulağa seslenen bir olayın etkisi yabana atılacak gibi değildir. Kaldı ki o yıllarda "Kanto" ve benzeri mûsıkî akımları vardı ve "Arabesk" denen yoz müzik büyük ilgi görüyordu, Kaynak, buna da hiç itibar etmemiştir.

İkinci olarak doğu illerimizde vatanî görevini yaparken, çok zengin ve renkli folklorik özelliği olan bu yörelerde incelemeler yapmıştı. Halk Mûsıkîmizin bölgesel motiflerini derinlemesine incelemiş, bu motifleri sanatkâr benliğinde yoğurarak bir form ortaya koymuş, şarkı ile türkü arası bir özellik taşıyan üslûbunu eserlerinde ustalıkla kullanmıştır. O yörelerin özelliği olan uzun havaları ve Hoyrat ezgilerini bazen ritmli, bazan resitatif olarak pek çok eserine yansıtmıştır. Bu gibi eserleri bestelerken yine bu yörelerde çok kullanılan Hüseyni, Gerdaniye, Muhayyer gibi makamları seçmiş, çoğuna "Dağî"özellik vermiştir. Güneş, Fırat, Gurbet Mektubu (Göresin mi geldi beni meleğim?), Ağlarım çağlar gibi, Batan gün kana benziyor, Bağrıma taş basaydım v.b. eserlerinde bütün yansımalarını, renk ve kokularını bulmak mümkündür.

Filmcilik o yıllarda Avrupa ve Amerika'da hızla ilerlemiş, pek çok dünya klasiği filme alınmış ve müzikaller çok moda olmuştu. Ülkemizde de buna karşı bir heves başlamıştı. II.Dünya Savaşı çıkınca hem bu endüstri durdu, hem de çevrilmiş olan filmler gelmez oldu. İşte bu sıralarda Mısır'da bu tür filmlerin çok kötü kopyaları yapılıyor, ucuz fiyatla Türkiye piyasasına sürülüyordu. Bu arada dublaj sanatı gelişerek filmler türkçeleştirildiğinden filmlerin müziğinin de türkçeleştirilmesi uygun görülmüştü. Sâdeddin kaynak bu ihtiyaçtan yola çıkarak Seksen beş Arap filmini ayrıca Allah'ın Cenneti, Kahveci Güzeli, Yavuz Sultan Selim ağlıyor gibi Türk filmlerini de seslendirdi. Bu gibi filmlerin orijinalinde müzikli bölümlerin süresi çok uzundu; bizim beste şekillerimiz bu süreye yetmiyordu. Ayrıca eserlerin sözleri filmin konusu ile ilgili olmalıydı. Böylece Vecdi Bingöl devreye girerek eserlerin sözleri ona sipariş edildi. Bol aranağmeli, usűl ve makam geçkili, geleneksel beste şekillerine benzemeyen yepyeni bir form olan film müziği bestekârlığı doğmuş oldu. Seslendirdiği ilk film "Leyla ile Mecnun" dur. Bütün bu noktalar ve bu gerçekler gözönüne alınacak olursa, Sâdeddin Kaynak'ı üç açıdan incelemek gerekir.

Birinci açıdan, bestekârlık geleneklerimize bağlı olarak büyük ve küçük formlarda eserler veren büyük bir bestekârdır.

İkinci yönden,halk mûsıkîmizin geleneksel şekillerini, sanat műsıkîmizin duyuş ve anlayışı ile yorumlayan bir sanatkâr olarak dikkati çeker.

Üçüncü yönden ise, bazı zorunluluklar ve ihtiyaçtan ileri gelen film müziği bestekârı olarak görünmesidir.

Bazı revülerin müzikli bölümlerini de bestelemiştir. Dinî mûsıkî eserleri de vardır. İlâhi bestekârlığında da başarılıdır. Çok verimli bir bestekâr olmasına rağmen eserlerinin tam bir listesi yoktur.

O günler olduğu gibi bugün de çok popüler olan Kaynak, tek başına ve Hafız Kemal Efendi ile plak doldurmuştur. Plağa okuduğu ilk eser Mustafa İzzet Efendi'nin Bayati makamındaki Durak'ıdır. Eserlerinin çoğu plaklara okunmuş; Münir Nureddin Selçuk, Safiye Ayla ve Müzeyyen Senar'ın seslendirdiği eserleri satış rekorları kırmıştır. Zaten kendisi de bu sanatkârları Sever, bu sanatkârların okumasını istermiş. Bilinen eserlerinin 5 ilâhi, 3 gazel Plağı, 2 beste, 1 marş bestesi ile şarkı, türkü, fantezi ve film müziği eserleri olarak Yüzseksen eserden meydana geldiği söylenir.

Mûsıkîmize büyük hizmeti geçmiş bu değerli insanı saygıyla ve rahmetle anıyoruz....

Kaynak : www.nihatkosar.com

FARKLI KAYNAK:
==============================

Hoş Sadâ "Son Asır Türk Musikişinasları" yazarı İbnülemin Mahmut Kemal İnal kitabında Sadettin Kaynak' ın özgeçmişini, sanatçının göndermiş olduğu mektubu aynen koyarak yayınlamıştır. Hafız Hacı Sadettin Kaynak, Fatih Camii Müderrislerinden Ali Alâüddin Efendi' nin oğludur. Taşkasap semtinde Lütfipaşa Mahallesinde doğmuştur. İbnülemin doğum tarihini 1885 olarak vermiştir. Mustafa Rona ve Yılmaz Öztuna doğum tarihini 1895 olarak belirtmişlerdir. 12 Ekim 1950 tarihli Resimli Radyo Dünyası dergisinin 17 nci sayısında ki bir söyleşide S.Kaynak doğum tarihini; "Çapa' da Lütfüpaşa' da 311 tarihinde [1893] dünyaya gelmişim" diye açıklar. Aynı söyleşide anne ve babasının Karadeniz kökenli olduklarını da belirtir. Sanatçının ölümünden 12 gün sonra yayınlanan 16 Şubat 1961 tarihli Hayat Mecmuası'nda Orhan Tahsin , S.Kaynak'ın vasiyetini açıklar. 16 Aralık 1958 günü hazırlanan vasiyetin son bölümünde şunlar yazılıdır: " eygamber 63 sene yaşadı. Ben de 63 yaşındayım. Allah' dan diliyorum ki bu sene öleyim. Tamam altı yıl oldu felç geleli. Bu senenin sonunda altı sene dolacak". Sadettin Kaynak bu belgenin hazırlanışından 3 yıl sonra ölmüştür. Kendi beyanındaki iki yıllık 311 (1893) fark, büyük bir olasılıkla, Hicri takvimin Miladi takvime hatalı çevrilmesinden doğmaktadır.

Sesinin güzelliği ve musikiye olan yakınlığı küçük yaşlarda dikkati çekmiş, Hafız Melek Efendi' den dini musiki , ilahiler öğrenmiş, Darüşşafaka muallimlerinden Kazım Bey' den (Kazım Uz) ve Kasımpaşa Küçükpiyalê Camii imamı Hafız Cemal Efendi' den ve Neyzen Emin Dede' den (Yazıcı) faydalanmıştır. Aldığı yoğun dini eğitim sonunda Hafız olmuş ve İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi' ni bitirmiştir. Sultanselim ve Sultanahmet Camii başimamlığı ve hatipliği de yapan besteci yaşamını, İbnülemin' e yazmış olduğu mektupta şöyle anlatmaktadır.

Hafız Melek Efendi beni tatmin etmiyordu. Kasımpaşa'da Küçükpiyale Camii imamı olan Hafız Cemal Efendi' ye devama başladım. Bu zattan da müteaddit (çeşitli) duraklar, ilahiler ve dört beş fasıl meşk ettim. İlk geçtiği eser Tab'i Mustafa Efendi' nin Beyati Semaisi "Çıkmaz deruni dilden efendim mehabbetin" dir. Bu zat da beni tatmin etmemeğe başladı. Zekai Dede'nin çıraklarından Darüşşafaka'lı Kazım Bey'e intisap ettim; bu zattan çok nadide eserler meşk ettim. İlk meşk ettiğim eser sâbâ kâr-ı natığıdır. O esnada Sultanselim başimamlığına tâyin olundum. Artık hocalara devamın güç olacağına kanaat getirerek kendi kendime notayı öğrenmeye başladım. Evvela bildiğim eserlerin üzerinden notasını okumaya çalıştım, müteakiben [sonradan] bilmediğim eserlerin notasını çözmeğe, daha sonraları bestelediğim eserlerin notasını yazmaya başladım. 1926 tarihinde Berlin'e gittim. Yolda avukat Ali Şevket namında bir zata rastladım. Bana kendisine ait olan " Hicranı elem sinei pürhunumu dağlar" mısraiyle başlayan güfteyi verdi. Bunu aynı yolculuk sırasında Hüzzam makamında besteledim. Pathe, Columbia, Odeon firmalarına plak doldurdum. Balkan Muharebesi sıralarında Darülfünun Ulûm-i Şer'iyye şubesine bilimtihat [sınavla] girdim. Mektebi ikmal etmeden [bitirmeden] askere gittim. Diyarbakır' a ihtiyat zâbiti [yedek subay] olarak gönderildim. Mardin'de, Diyarıbakır'da, Mamuretülaziz "Elazığ"da ve Harput' da bulundum. Buralarda halk musikisini esas kaynaklarından tetkik ettim. Müteaddit vesilelerle [çeşitli nedenlerden dolayı] Milano'ya, Viyana'ya ve Paris'e seyahatler ettim. Buralarda da Garp [Batı] musikisiyle yakından temas ettim. Paris'te konser verdim [1930].

İstanbul'a döndükten sonra film musikisi bestelemeye heves ettim. Mısır'dan getirilen 85 adet filmi musikilendirdim. Her filmde 10 ila 20 tane eser mevcut idi. 5 sene müddetle İpekçi Kardeşler film şirketine bağlı kaldım. Bu esnada yerli filmler için eserler de besteledim. Yerli filmlerden Allahın Cenneti'nde, Arap filmlerinden Leyla İle Mecnun da film sahasında ilk bestelerimi verdim. Bu esnada rahmetli Atatürk beni çağırttı. Bir Kur'anı kerim verdi. İmzasını koydu. Kur'anı Kerimde muharebeye müteallik [savaşa dair] ayetlerin tercümelerini tesbit ederek, ordu kumandanlarına bir nutuk vermemi emretti. Hazırlandım. Atatürk'ün karşısında, Ordu kumandanlarının hazır bulunduğu bir mecliste bu emri yerine getirdim. Atatürk "Yahu, Kur'anda neler varmış da bizim haberimiz yok" dedi. Müteaddit defalar birçok vesilelerle Atatürk'ün huzuruna kabul olundum. Feridun Fazıl Tülbentçi' nin yaptığı Yavuz Sultan Selim Ağlıyor filminin bestesi esnasında nezf-i dimağiye duçar olarak [ beyin kanaması geçirip] felç oldum. 2 sene evvel 1953 tarihinde Sultanahmet Camiine ikinci imam tayin olunmuştum.

Hafız Sadeddin Kaynak, uzun süren hastalığı sonunda 3 Şubat 1961 günü vefat etti. Vasiyeti üzerine Merkezefendi mezarlığına gömüldü. Vasiyetinin son bölümü şöyledir. Bu evde benim bir pardesüm, iki kat elbisem, bir bavulum, bir radyom, bir buzdolabım var. Bunları Gülfiye' ye [eşi] bırakıyorum. Benim evimde birikmiş param yoktur. Emri hak vaki olduğu zaman Sıraserviler'de ki apartmanımın
# 1, 3, 9 numaralı dairelerinden kiralar alınıp cenazemin teçhiz ve tekfinine [kefenleme işlemi] sarf edilsin. Cenaze namazım Nuruosmaniye Camii Şerifinde kılınsın. Merkezefendi' de kabrim hazırdır. Kabir taşımı Gülfiye yaptırır. Yazılacak şey şudur : Sultanselim Camii Şerifi Başimamı ve Sultanahmet Camii Şerifi İkinci İmamı ve hâtibi meşhur bestekâr Hacı Hafız Sadettin Kaynak'ın ruhuna fatiha.


ALTERNATİF KAYNAK :
===============================

Sâdeddin Kaynak 1895 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Fatih Câmii hocalarından Ali Alaeddin Efendi,annesi Havva Hanım'dır. İlk zamanlarında Hâfız Sâdeddin Bey olarak tanınmıştır. Bulunduğu semtte ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra ilâhiyat fakültesinden mezun oldu. Balkan Savaşı'nın çıktığı yıllarda (1912), "İlâhiyat Zabiti" olarak askerlik görevini yapmak üzere Diyarbakır'a gönderildi. Bu münasebetle Elazığ, Harput, Malatya, Mardin gibi illerimizi dolaştı.İstanbul'a döndükten sonra çalışmalarını kişisel çabası ile sürdürdü. Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra, o yıllarda adını duyurmuş bir sanatkâr olarak birkaç kez Çankaya Köşkü'ne çağrıldı. Atatürk'ün emri ileKur'an-ı Kerîm'in savaşla ilgili âyetleri üzerine ordu komutanlarına konferans verdi.

1926 yılında plâk doldurmak üzere Berlin'e, çeşitli tarihlerde Viyana, Paris ve Milano'ya gitti. Türkiye'de de plak doldurdu. 1953 yılında Sultanahmed Câmii ikinci imamlığına tayin edilmişti.

En çok ahbabı Vecdi Bingöl'ün güftelerini bestelemiştir. Şarkılarından 84 tanesinin sözleri Vecdi Bingöl'e aittir.

Beyin kanamasına bağlı olarak 1955'de sol tarafına felç geldi. Son yıllarının Kadıköy Koşuyolu'nda bulunan iki katlı evinde hasta olarak geçirdi. Kaynak 3 Şubat 1961'de öldü.



ALTERNATİF KAYNAK :
================================


Türk musikisinin son döneminde bıraktığı silinmez iz tartışmasız biçimde herkes tarafından teslim edilen bestekâr ve hânende Sâdeddin Kaynak (1895-1961) dinî musiki sahâsından yetişti. Dinî musiki icracısı olarak ulaştığı seviye yüksek bir kariyere tekabül etmesine karşılık yıllar yılı sarsılmayan asıl ününü gündelik musiki eserleri bestekârlığı ile kazanması ilgi çekicidir. Bu özelliğiyle Kaynak, çıkış noktası itibariyle "cami"; sanatında asıl şöhretini sağladığı zirveyi tutturduğu uğraş alanı itibariyle ise "piyasa" mensubu sayılmak gereken bir "Son Osmanlı"dır.

Kaynak, Fatih Camii dersiâmlarından ve Huzûr-ı Hümâyun hocalarından Ali Alâeddin Efendi'nin oğludur. Musiki kabiliyeti küçük yaşta keşfedildi. Hâfız Melek Efendi'den ilâhi meşk ederek musiki çalışmalarına başlatıldı. Hâfız Şeyh Cemâl Efendi, Muallim Kâzım Bey (Uz) ve Neyzen Emin Dede'den (Yazıcı) musiki dersleri aldı. Tamamen eski tarz bir sistemle süren bu musiki eğitimine rağmen kendi kendine nota öğrenmeye heves etti ve başardı. Genç yaşında hâfız olduktan sonra Dârülfünûn İlâhiyat Fakültesi'nden mezun oldu. Sultan Selim Camii ve Sultanahmet Camii'nde baş imamlık ve hatiplik görevlerinde bulundu.

Bestekârlığa 1926'da başlayan Kaynak 35 yıllık bestekârlık hayatında imza attığı 300'den fazla eserle halk arasında en çok tutulan bestekârların başında geldi. Dinî ve lâdinî musiki örneklerinden oluşan çok sayıda plakla şöhreti ülke çapına yayıldı. Mardin, Diyarbakır, Elâzığ ve Harput'ta geçen askerlik günlerinde halk musikisini; plak doldurmak ve konser vermek gibi vesilelerle gittiği Milano, Paris ve Viyana seyahatlerinde ise Batı musikisini inceleme fırsatı buldu. Bu incelemelerinin sonuçları, eserlerinde kuvvetle hissedilmektedir. Bestekârlığının en verimli yıllarında Türkiye'deki sinema dünyasında geniş bir seyirci kitlesi bulan Arap filmlerinin musiki uyarlamalarını gerçekleştirdi. Eserleriyle, kendisinden sonra gelen musikiciler üzerinde en fazla etki bırakmış bestekârlardan biri oldu. En çok taklit edilen eserleri ciddi nitelikli olanlar değil de kazanç amacına yönelik film ve eğlence müzikleri olduğu için ismi, kendisinden sonraki musiki dünyası için kötü bir çığırın başlangıcı olmak talihsizliğiyle iç içe anıldı.

Yetiştiği ve içinden çıktığı çevreler Türk musikisi eğitiminin geleneksel kuralları ile faaliyet eden "dinî musiki" çevreleri ve "cami"dir. Şöhreti yakaladığı yer ise "piyasa" olmuştur. "Türk Musikisinin Son Osmanlıları" arasında bu ilgi çekici çıkış noktasıyla ve musikideki tartışma götürmez dominant şahsiyetiyle yer almaktadır.


www.turkmusikisi.com








Sitemizdeki « Sâdeddin Kaynak » Eserleri
   G ü f t e l e r i

● « Aşk Böyledir »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Nihâvend - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Aşkın Susuz Bağında »
   ( USÛL : Aksak - MAKAM : Nihâvend - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Ayrılık Yıldönümü Kalbime Yadın Doluyor »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hüseynî - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Civelek ( Bu Gece Düğün Dernek ) ( Şarkı ) »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Uşşak - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Çıkar Yücelerden Haber Sorarım »
   ( USÛL : - MAKAM : Hüzzâm - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Dağları Hep Kar Aldı »
   ( USÛL : Aksak - MAKAM : Karcığar - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Esmer Bugün Ağlamış »
   ( USÛL : Curcuna - MAKAM : Hüseynî - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Gönlüm Seher Yeli Gibi »
   ( USÛL : Aksak - MAKAM : Hüzzâm - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Gönül Nedir Bilene Gönül Veresim Gelir »
   ( USÛL : Curcuna - MAKAM : Nihâvend - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Haticem Saçlarını Dalga Dalga Taramış »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Hüseynî - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Hicran Gönül Belası »
   ( USÛL : Türk Aksağı - MAKAM : Nevâ - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Hicranla Harab Oldu Da Sevda Eli Gönlüm »
   ( USÛL : Aksak - MAKAM : Nev-eser - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Muhabbet Bağına Girdim Bu Gece ( Ararım ) »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicâz - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Ne Zaman Görsem Onu Ayaklarım Dolaşır »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Muhayyer - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Of Of Söyleyin Güneşe Bu Gün Anam Doğmasın »
   ( USÛL : Nim Sofyan - MAKAM : Uşşak - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Rûhuma Gecenin Mâtemi Doldu »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Nihâvend - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Yüzün Güllerden İnce »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicazkâr - BESTE : Sâdeddin KAYNAK )

   B e s t e l e r i

● « Ah Gözler O Gözler Siyah Gözler »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Nihâvend - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « Akşam Olur Gölgelenir Kayalar »
   ( USÛL : - MAKAM : - GÜFTE : ( Anonim ) )

● « Aşk Böyledir »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Nihâvend - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Aşkın Beni Durmaz Yakar »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hüzzâm - GÜFTE : )

● « Aşkın Susuz Bağında »
   ( USÛL : Aksak - MAKAM : Nihâvend - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Ay Doğdu Batmadı Mı »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Muhayyer - GÜFTE : )

● « Ayrılık Yaman Kelime »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Segâh - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « Ayrılık Yıldönümü Kalbime Yadın Doluyor »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hüseynî - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Bahar Bitti Güz Bitti Artık Bülbül Ötmüyor »
   ( USÛL : Curcuna - Nim Sofyan - MAKAM : Nihâvend - GÜFTE : Ramazan Gökalp ARKIN )

● « Bana Yardan Vaz Geç Derler »
   ( USÛL : Aksak - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : )

● « Bana Yârdan Vazgeç Derler »
   ( USÛL : Aksak - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : )

● « Batan Gün Kana Benziyor ( Şarkı ) »
   ( USÛL : Curcuna - MAKAM : Muhayyer - GÜFTE : Necdet Rüştü EFE )

● « Ben Ağlarım Eller Güler »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : )

● « Ben Güzele Güzel Demem »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Mâhur - GÜFTE : Karacaoğlan )

● « Beni Sana Bağlayan Gözlerinin Rengidir »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicazkâr - GÜFTE : Reşat BİLGİN )

● « Benim Olsan Bir Gül Gibi Koklar Sararım »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Rast - GÜFTE : Mustafa Nafiz IRMAK )

● « Benim Yarim Gelişinden Bellidir »
   ( USÛL : Raks Aksağı - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : Karacaoğlan )

● « Bin Hüzün Çöktü Yine Gönlüme Akşamla Benim »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hüzzâm - GÜFTE : Rahmi DUMAN )

● « Bir Rüzgardır Gelir Geçer Sanmıştım »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Segâh - GÜFTE : ( Anonim ) )

● « Bizim Sahraların Başı ( Şarkı ) »
   ( USÛL : Raks Aksağı - MAKAM : Beyâtî - GÜFTE : )

● « Bu Gece Düğün Dernek ( Civelek ) »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Uşşak - GÜFTE : )

● « Bu Yerler Ne Fisunkardı »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : )

● « Bu Yerler Ne Füsunkardı »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : )

● « Bulutlar Kokunu Getirir Bana »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Acem-aşîrân - GÜFTE : Ramazan Gökalp ARKIN )

● « Bülbülüm Gelde Dile ( Çile Bülbülüm Çile ) »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Muhayyer - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « Civelek ( Bu Gece Düğün Dernek ) ( Şarkı ) »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Uşşak - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Çıkar Yücelerden Haber Sorarım »
   ( USÛL : - MAKAM : Hüzzâm - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Çiçekten Nağmeden Bir Deste Bağlar »
   ( USÛL : Curcuna - MAKAM : Bestenigâr - GÜFTE : Fuat Hulusi DEMİRELLİ )

● « Çözmek Elinde Değil Gönlümü Senden Kadın »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicazkâr - GÜFTE : Fuat Hulusi DEMİRELLİ )

● « Dağları Hep Kar Aldı »
   ( USÛL : Aksak - MAKAM : Karcığar - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Deli Gönül Gezer Gezer Gelirsin »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicaz- Uzzal - GÜFTE : Karacaoğlan )

● « Derman Kar Eylemez Ferman Dinlemez »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Segâh - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « Dertliyim Ruhuma Hicranımı Sardım Da Yine »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Segâh - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « Doğuyor Ömrüme Bir Yirmisekiz Yaş Güneşi »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Evc - GÜFTE : Cenap ŞAHABETTİN )

● « Elâ Gözlerine Kurban Olduğum »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : Aşık ÖMER )

● « Ela Gözlerini Sevdiğim Dilber ( Şarkı ) »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Evc - GÜFTE : Karacaoğlan )

● « Enginde Yavaş Yavaş Günün Minesi Soldu »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « Esmer Bugün Ağlamış »
   ( USÛL : Curcuna - MAKAM : Hüseynî - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Esmerim Kıyma Bana ( Şarkı ) »
   ( USÛL : Curcuna - MAKAM : Muhayyer - GÜFTE : )

● « Ey Gönül Bir Derde Düştün Derdinin Dermanı Yok »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Bestenigâr - GÜFTE : Hüseyin Siret ÖZSEVER )

● « Ey Şanlı Beldenin Kahraman Kızı »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicaz -zirgüleli - GÜFTE : Hasan Lâmi GÜRAY )

● « Gemim Geliyor Baştan »
   ( USÛL : Raks Aksağı - MAKAM : Uşşak - GÜFTE : )

● « Gemim Gidiyor Baştan »
   ( USÛL : Raks Aksağı - MAKAM : Uşşak - GÜFTE : )

● « Gönlüm Özledikçe Görürdüm Hele »
   ( USÛL : - MAKAM : Muhayyerkürdî - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « Gönlüm Seher Yeli Gibi »
   ( USÛL : Aksak - MAKAM : Hüzzâm - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Gönlümün İçindedir Gözden Irak Sevgili »
   ( USÛL : Düyek - Aksak - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « Gönlümün İçindedir Gözden Irak Sevgilim »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : )

● « Gönül Nedir Bilene Gönül Veresim Gelir »
   ( USÛL : Curcuna - MAKAM : Nihâvend - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Gönül Sana Tapalı »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Acem-aşîrân - GÜFTE : Fuat Hulusi DEMİRELLİ )

● « Gönül Sana Tapalı Kapın Bana Kapalı »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Acem-aşîrân - GÜFTE : Hulûsi DEMİRELLİ )

● « Gördüm Seni Bir Gün »
   ( USÛL : Nim Sofyan - MAKAM : Uşşak - GÜFTE : )

● « Güller Ne Hoştur »
   ( USÛL : Nim Sofyan - MAKAM : Nihâvend - GÜFTE : )

● « Haticem Saçlarını Dalga Dalga Taramış »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Hüseynî - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Hazan İle Geçti Gülen-i Büstan »
   ( USÛL : Curcuna - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : Aşık EMRAH )

● « Hicran Gönül Belası »
   ( USÛL : Türk Aksağı - MAKAM : Nevâ - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Hicranla Harab Oldu Da Sevda Eli Gönlüm »
   ( USÛL : Aksak - MAKAM : Nev-eser - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « İncecikten Bir Kar Yağar »
   ( USÛL : Curcuna - MAKAM : Segâh - GÜFTE : Karacaoğlan )

● « İşte Seni Seven Benim »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Muhayyer - GÜFTE : Necdet Rüştü EFE )

● « Kalplerden Dudaklara »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Nihâvend - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « Karabulutları Kaldır Aradan »
   ( USÛL : Aksak - MAKAM : Karcığar - GÜFTE : Ramazan Gökalp ARKIN )

● « Kirpiklerinin Gölgesi Güllerle Bezenmiş »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Nihâvend - GÜFTE : Nurettin Rüştü BİNGÖL )

● « Leyla Acep Neden Ses Vermiyor Feryadıma »
   ( USÛL : Düyek - Curcuna - MAKAM : Hicazkâr - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « Leyla Bir Özgecandır »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Segâh - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « Leylakların Hayali Salkımların Emeli »
   ( USÛL : Curcuna - MAKAM : Hüzzâm - GÜFTE : Fuat Hulusi DEMİRELLİ )

● « Mehtaba Bürünmüş Gece »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Nihâvend - GÜFTE : Malatyalı Fahri KAYAHAN )

● « Menekşelendi Sular »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Nihâvend - GÜFTE : Malatyalı Fahri KAYAHAN )

● « Muhabbet Bağına Girdim Bu Gece ( Ararım ) »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Ne Boş Yere Yanmışım »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : Hasan Lâmi GÜRAY )

● « Ne Dert Kalır Ne Hüzün »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Nihâvend - GÜFTE : Vehbi Cem AŞKUN )

● « Ne İdi Ne Oldu Halim Çektiklerim Vebalim »
   ( USÛL : Nim Sofyan - MAKAM : Uşşak - GÜFTE : )

● « Ne Yaptım Kendimi Nasıl Aldattım »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Uşşak - GÜFTE : )

● « Ne Zaman Görsem Onu Ayaklarım Dolaşır »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Muhayyer - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Niçin Baktın Bana Öyle »
   ( USÛL : Nim Sofyan - MAKAM : Uşşak - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « N`ideyim Bilmem Elinden Senin »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Acem-aşîrân - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « O Dudaklar Yine »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Rast - GÜFTE : Mustafa Nafiz IRMAK )

● « O Siyah Gözlerini Bir Daha Olsun Göreyim »
   ( USÛL : Aksak - MAKAM : Hüzzâm - GÜFTE : )

● « Of Of Söyleyin Güneşe Bu Gün Anam Doğmasın »
   ( USÛL : Nim Sofyan - MAKAM : Uşşak - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Rûhuma Gecenin Mâtemi Doldu »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Nihâvend - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

● « Saçlarıma Ak Düştü »
   ( USÛL : Düyek - Aksak - MAKAM : Bûselik - GÜFTE : Ramazan Gökalp ARKIN )

● « Sarsam Seni Gönlümce »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Hicazkâr - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « Son Ümidim De Bitti »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : Mustafa Nafiz IRMAK )

● « Son Ümidim De Bitti Kuş Gibi Uçtu Gitti »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : )

● « Söyleyin Nerde »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Acem-kürdî - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « Tanburamın İnce Kıvrak Beli Var »
   ( USÛL : Türk Aksağı - MAKAM : Karcığar - GÜFTE : Refik Ahmet SEVENGİL )

● « Tel Tel Taradım Zülfünü »
   ( USÛL : Aksak - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : Karacaoğlan )

● « Yâd Eller Aldı Beni »
   ( USÛL : Türk Aksağı - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « Yad Eller Aldı Beni Taşlara Çaldı Beni »
   ( USÛL : Türk Aksağı - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : Vecdi BİNGÖL )

● « Yanakların Çiçektir »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Uşşak - GÜFTE : Reşat ÖZPİRİNÇCİ )

● « Yanık Ömer Her Savaştan Bir Yara Taşıyorlar »
   ( USÛL : Aksak - Sofyan - MAKAM : Hüseynî - GÜFTE : Safiye AYLA )

● « Yâr Ayrılık Yaktı Beni »
   ( USÛL : Sofyan - MAKAM : Gerdâniye - GÜFTE : )

● « Yeşil Gözlerini Ufkuma Ger Ki »
   ( USÛL : Curcuna - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : Ramazan Gökalp ARKIN )

● « Yollarına Gül Döktüm »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicâz - GÜFTE : )

● « Yüce Dağ Başında Yatmış Uyumuş »
   ( USÛL : Aksak - MAKAM : Hüseynî - GÜFTE : )

● « Yüzün Güllerden İnce »
   ( USÛL : Düyek - MAKAM : Hicazkâr - GÜFTE : Sâdeddin KAYNAK )

   T ü r k ü l e r i

● « Civelek ( Bu Gece Düğün Dernek ) »

● « Hatice`m Saçlarını »

● « Kara Bulutları Kaldır Aradan »




İnleyenNağmeler.com

Biyografi Kayıdı Bilgileri :
Oluşturan   : Korput Veri Giriş   ( 14/03/2007 12:10 )

2006-2014  ©  KORPUT İnternet Bilişim Danışmanlık Ltd.
 

Bu Biyografiyi YAZDIR ( ALT-P ile de pencereyi yazdırabilirsiniz. )        Bu Pencereyi Kapat ( ESC Tuşu ile de pencereyi kapatabilirsiniz. )